Avukatlık ücretini belirleyen kurallar nelerdir?
Avukatlık ücretinin asgari sınırını belirleyen 2 çeşit tarife bulunmaktadır.
Birincisi; “Türkiye Barolar Birliği’nin Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi” Bu tarife, “mahkemelerce dava sonunda davayı kaybeden karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin asgari sınırını belirler.
İkincisi ise her Baronun kendi mensupları açısından vekil -müvekkil arasındaki ilişkilere uygulanmak üzere belirlediği Tavsiye Niteliğinde Asgari Ücret Tarifesidir. (Örnek; Avukat– İş Sahibi Arasındaki En Az Ücret Çizelgesi) Bu tarife de o baroya kayıtlı avukatların müvekkilleri ile arasındaki sözleşmedeki ücretin en alt sınırını belirler.
Her iki tarife her yıl için yeniden belirlenir.
Her hukuk bürosu ya da avukat Tarifelerde gösterilen asgari sınırın altında olmamak ve yasal sınırlar içerisinde kalmak kaydı ile işin karmaşıklığına ve özelliklerine göre kendi ücret tarife ve politikalarını belirlemekte serbesttir.
Avukatlar Danışmanlık Ücreti Alıyorlar mı?
Evet. Tıpkı doktorlar ve diğer serbest meslek mensupları gibi avukatlar da Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca saat hesabına göre danışmanlık ücreti almaktadırlar.
Avukatlık ücreti ödemesem, davayı kazandığım takdirde karşı tarafın ödeyeceği vekâlet ücretini alsanız olmaz mı?
İki türlü vekâlet ücreti bulunmaktadır:
Birincisi; avukat ile vekil arasında kararlaştırılan vekalet ücretidir. Bu ücret “vekâlet” ilişkisi çerçevesinde yapılan bir sözleşmeye dayanmakta ve tarifelerin altında kalmamak şartıyla serbestçe kararlaştırılmaktadır. Bu ücret, Vergi kanunları açısından serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmektedir.
İkincisi ise, dava kazanıldığında ya da icra takibi yapıldığında karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretidir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164’üncü maddesinde “dava sonucunda verilen karara dayanılarak tarifeye göre karşı tarafa yüklenilecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez”. Denilmekte ve bu kanun hükmü hem müvekkili ve hem de avukatı bağlamaktadır.
Dolayısıyla müvekkil avukat ilişkisi kapsamında alınması gereken ücreti almamak ve karşı tarafa yüklenen vekalet ücretine mahsup etmek avukat açısından disiplin suçu ve vergi açısından sorumluluk doğurmaktadır.